Biyoplastikler ve GEKAP: AB’nin mevzuat yaklaşımıyla Türkiye için dengeli bir yol haritası
GEKAP artışının plastik ambalaj ve taşıma ürünlerinde maliyetleri yükseltmesiyle gündeme gelen konulara ilişkin olarak Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, sürecin çevreyi koruma amacını taşıdığını ancak biyobozunur plastikler için farklı bir değerlendirme yapılması gerektiğini belirtti. Çomu, mevcut uygulamanın çevreye zarar veren plastikler için caydırıcı bir araç olabileceğini fakat biyoplastikler ile petrol bazlı plastiklerin aynı çerçevede ele alınmasının maliyetleri artırdığını ifade etti. Çomu, biyobozunur ve kompostlanabilir biyoplastiklerin GEKAP kapsamı dışında tutularak çevresel faydanın netleşebileceğini vurguladı.
AB’nin biyoplastik mevzuatı AB, Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Tüzüğü ile biyoplastikleri ilk kez bağlayıcı bir mevzuata dahil etti. Bu düzenleme, biyobazlı ve biyobozunur ambalajların hangi koşullarda kullanılabileceğini netleştirirken, geri dönüştürülemeyen içeriklerin söz konusu olduğu alanlarda biyoplastikleri alternatif olarak konumlandırıyor. Çomu, bu yaklaşımın yalnızca çevresel değil aynı zamanda ekonomik rasyonalite taşıdığını söyledi: Gelecek için öngörülebilir bir yatırım iklimi yaratacak şekilde sanayiye yön veriliyor.
Geçişin önemli boyutu Sunar Yatırım, biyoplastiklerin petrol türevli plastiklerle aynı mevzuata tabi tutulmasının yerli biyoplastik yatırımlarını yavaşlatacağını ve ithal hammaddelere bağımlılığı artıracağını savunuyor. Biyoplastiklerin GEKAP’tan muaf tutulması, maliyetleri dengelerken yerli üretimi destekler ve ithal petrokimyasallara olan bağımlılığı azaltır, cari açığın kontrolüne katkı sağlar.
COP31 ve çevre uyumu Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapması, iklim politikaları açısından önemli yükümlülükleri beraberinde getiriyor. Mevzuatın biyoplastiklere yönelik net bir çerçeve sunması, küresel ölçekte çevre dostu üretim modellerinin uygulanabilirliğini artırıyor. Çomu, biyoplastiklerin doğru mevzuatla ayrıştırılmasının Türkiye’nin bu küresel platformda olumlu örnekler geliştirmesi açısından kritik olduğuna dikkat çekti.
Ekonomi ve çevre uyumlu bir gelecek Sunar Yatırım’a göre doğru mevzuat, biyoplastikleri çevresel hedeflere ulaşmada ve sanayide katma değer yaratmada güçlü bir araç yapabilir. GEKAP tartışmaları sürerken biyoplastiklerin ayrı bir kategori olarak ele alınması gerektiğini vurgulayan Çomu, “Doğru malzeme doğru düzenlemeyle buluşturulmalı” yaklaşımını benimsedi. AB’nin kurduğu denge, Türkiye için de benzer bir yol haritası öneriyor: çevreye uygun ancak ekonomik olarak rasyonel bir çerçeve.