Boyun Fıtığı: Belirtiler, Risk Faktörleri ve Minimal İnvaziv Tedavi Seçenekleri
Günlük yaşamın temposu ve uzun süre masa başında kalarak yapılan hatalı duruşlar, boyun bölgesindeki ağrıyı tetikleyebiliyor. Bu ağrı çoğu zaman kollara ve sırta yayılarak rahatsızlığı artırabilir. Sadece “tutulma” diye geçiştirilen durumlar, bazen altta yatan önemli bir sorunun işareti olabilir ve boyun fıtığına yol açabilir. Acıbadem Taksim Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. İsmail Yüce, boyun ağrısına eşlik eden kol/kolda ağrı, uyuşma veya güç kaybı gibi şikayetler varsa boyun fıtığının öncelikli tanılar arasında yer aldığını ifade ediyor.
Günümüzde gençlerde de görülebilen boyun fıtığı, günlük alışkanlıklardaki bazı hataların da etkisiyle ortaya çıkabiliyor. Cerrahi tedavi ise son çare olarak düşünülüyor; modern teknolojiler sayesinde minimal invaziv yöntemlerle tedavi edilen vakalar hastalara daha büyük konfor sunuyor. Doç. Dr. Yüce, boyun fıtığına yol açan beş temel etkeni ve korunma/tedavi yollarını şu şekilde özetliyor:
- Uzun süre hareketsizlik masa başında uzun süre aynı pozisyonda oturmak, boyun kaslarını zayıflatır ve omurlar arasındaki diskleri baskı altına alır; zamanla bu baskı disk yapısını bozabilir ve fıtık oluşumunu tetikler.
- Yanlış duruş ve oturma alışkanlıkları Öne eğik baş pozisyonu, kambur oturma veya ekranı yanlış açıda kullanma, boyun omurgasına aşırı yük bindirir ve uzun vadede disk kaymalarına, sinir basısına yol açabilir.
- Telefon/tablet kullanımında aşırı eğilme Göz hizasında olmayan cihazları kullanmak boyun kaslarını zorlar ve özellikle gençlerde duruş bozukluklarına, ağrı ve fıtık riskine katkıda bulunur. Cihazlar göz seviyesinde tutulmalı ve sık mola verilmelidir.
- Zayıf boyun ve sırt kasları Kaslar omurgayı destekleyen doğal bir korse gibi davranır. Hareketsizlik nedeniyle zayıflayan kaslar diskleri korumayı bırakır; bu nedenle düzenli egzersizlerle bu kaslar güçlendirilmelidir.
- Ani hareketler ve ağır yük kaldırma Ani veya kontrolsüz şiddetli hareketler, hatta spor sırasında hatalı pozisyonlar disklerde yırtılmalara ve fıtığa yol açabilir. Önce ısınma hareketleri yapmak, dizlerden güç almak ve ani hareketlerden kaçınmak koruyucudur.
Cerrahi tedavi nadiren gerekir Doç. Dr. Yüce, boyun fıtığında konservatif tedavilerin genelde ilk seçenekler olduğunu vurguluyor: egzersiz ve fizik tedavi bunların başında gelir. Şiddetli ağrı, ilaçlara yanıt koymayan durumlar, güç kaybı ya da his kaybı gibi sorunlar cerrahi ihtiyacını düşünmeyi gerektirebilir.
Minimal invaziv cerrahiyle yüksek konfor Ameliyat, diskin sinir köküne ya da omur iliğe yaptığı basıyı gidermeyi amaçlar. Gelişen teknolojiler sayesinde omurga dinamiğini bozmayacak şekilde, materyal kullanmadan yapılan işlemler sıklıkla ertesi gün taburculukla sonuçlanır ve hastalar çok kısa sürede günlük yaşamlarına dönebilirler. Ameliyat sonrası boyunluk kullanımı sık değildir.
Kaynak: Beyaz Haber Ajansı (BYZHA)