Kurbanlık Derilerin Ekonomiye Döndürülmesi İçin Eylem Çağrısı ve Sürdürülebilirlik Vizyonu

Default post image
Tepki Ver

Bayram öncesi hareketlilik artarken Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Halil Gündoğdu, kurbanlık derilerin kayıp olmaması için toplum ve paydaşların ortak çaba göstermesi gerektiğini belirtti. Toplantıda sunulan görüşler, derinin sadece bir kesim girdi olmaktan çıkıp, sürdürülebilir bir döngünün parçası haline getirilmesini amaçlıyor.

Son yıllarda yanlış yüzüm ve tuzlama nedeniyle yüz binlerce hayvan derisinin değersizleştiğini anlatan Gündoğdu, bunların ekonomiye kazandırılabileceğini ifade etti. Bu bağlamda, yaklaşık olarak 10 milyon çift ayakkabı ile 3 milyon kadın çantası üretiminin bu derilerle mümkün olabileceğini, jelatin ve kolajen sektörü için de büyük bir hammadde potansiyeli bulunduğunu vurguladı. Ayrıca kurban derilerinin korunması için yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarının harekete geçmesi gerektiğini, kesim sonrası derilerin doğru şekilde işlenip muhafaza edilmesi gerektiğini dile getirdi. Kayıt dışı ve hatalı uygulamaların giderilmesi için standartlar yaygınlaştırılmalı” dedi.

2026-30 döneminde EDMİB’in ihracat kapasitesini artırmaya odaklanan çalışmalar, fuar ve ticaret heyeti organizasyonlarıyla desteklenecek. Sektör kurulu ile uyumlu bir yol haritası üzerinde çalışan Birlik, Expo Riva Schuh & Garda Bags Fuarı için 13-16 Haziran 2026’da 35 firma ile milli katılım hedefini teyit etti. Ayrıca Atina’da özel bir ticaret heyeti ikinci kez düzenlenecek ve 2025’te 17 firmanın bu deneyimi başarıyla yaşadığı hatırlatıldı. 2026’da Kanada ve ABD pazarlarına yönelik çalışmalar da planlanıyor.

Gündoğdu, MIPEL Saraciye Fuarı’na 2027’de milli katılım ve İzmir Leather & More Deri Konfeksiyon Fuarı’nın Ocak 2027’de sektör paydaşlarını bir araya getireceğini açıkladı. Bu yoğun program, paydaşların uluslararası arenada daha güçlü bir konum elde etmesini hedefliyor.

Gündoğdu, bölgede deri ve deri mamulleri ihracatının büyük bir kısmının sınırlı bir grup firma tarafından yapıldığını belirtirken, sürdürülebilir büyüme için daha geniş bir tabana ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. İlk aşamada deri ve kürk konfeksiyon firmalarının ziyaretleriyle başlayan saha çalışmaları, ilerleyen dönemde tüm alt sektörlerle ve EDMİB’in faaliyet gösterdiği şehirlerde üye firmalarla toplantılarla genişletilecek. Fuarlardan heyetlere, eğitimlerden kümelenme çalışmalarına kadar planlanan tüm girişimler, ihracatın kapsayıcılığını artırmayı amaçlıyor.

Deri OSB projesi, üretimde yeni bir sürdürülebilir altyapı sunmayı hedefliyor İzmir’de planlanan Deri ve Deri Mamulleri Organize Sanayi Bölgesi’nin, bölge için stratejik bir vizyon olduğuna dikkat çekildi. Proje, çevre ve iklim hedefleriyle uyumlu olarak hayata geçirilecek; istihdamı artıracak, ara elemanların sürekliliğini sağlayacak ve üretimde daha sürdürülebilir bir altyapı oluşturacak.

Gündoğdu, deri ve deri mamulleri sektörünün yüksek katma değerli bir sektör olduğuna vurgu yaptı. Özellikle ayakkabı yan sanayi girdilerinin maliyet baskısını azaltmak için finansman olanaklarının genişletilmesi çağrısında bulundu. Döviz dönüşüm desteğinin prim oranının artırılması ve bu uygulamanın uzun vadeli olarak sürdürülmesi gerektiğini belirtti. Bu tür düzenlemeler, üreticilerin hammaddeye dünya fiyatlarıyla erişimini kolaylaştıracak ve küresel rekabet gücünü artıracak adımlar olarak gösterildi.

Türkiye’nin Körfez merkezli tedarik zincirindeki kırılmalara karşı esnek üretim ve coğrafi yakınlık avantajı sayesinde önemli bir alternatif olduğuna işaret edildi. Ancak nihai ürünlerin maliyetlerini düşürmek için yan sanayi girdilerindeki korumacı vergilerin azaltılması talep edildi. Onay, yüksek girdi maliyetleri nedeniyle üreticilerin hammaddeye erişiminin zorlaştığını ve bu durumun ihracatı olumsuz etkilediğini vurguladı. Gümrük duvarlarının gevşetilmesi ve yerli üretimde eksik kalmayan girdilerin desteklenmesi, sürdürülebilir bir büyümenin anahtar unsurları olarak sunuldu.

Bozkurt, Ege Bölgesi’nin deri ve deri mamulleri ihracatında önemli bir rol üstlendiğini, özellikle ayakkabı kategorisinde bölgenin kilogram başına ihracat değerinde Türkiye ortalamasını ikiye katladığını belirtti. Pazar çeşitliliğini artırarak Avrupa Birliği’nin ötesine geçmenin gerekliliğine işaret eden Bozkurt, İskandinav ülkeleri, ABD ve Kanada gibi pazarlarda daha güçlü bir varlık göstermek istediklerini söyledi. Ayrıca, sürdürülebilirlik ve kalite odaklı yaklaşımın, bölgenin rekabet gücünü artırdığına dikkat çekti.

Gürkan ise sürdürülebilirlik odaklı çalışmaların artık tüm iş modellerinin merkezinde olması gerektiğini söyledi. Leather Working Group sertifikalarıyla öne çıkan firmaların sayısının arttığını ve sektörün çevresel dönüşümü için gerekli adımların hızla atılması gerektiğini belirtti. Üye firmaların farkındalığını artırmak için bu dönemde de çeşitli bilgilendirme ve eğitim adımları atacaklarını kaydetti.

Yazar Profili

Kullanıcıya ait herhangi bir sosyal medya veya iletişim bilgisi bulunmamaktadır.

78851 Yazı

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar