Rasim Ozan Kütahyalı’nın Halk TV’de Programa Katılımı ve Sonrasındaki Kriz
Rasim Ozan Kütahyalı Kimdir?
Rasim Ozan Kütahyalı, Türkiye’de medya sektöründe uzun yıllardır tanınan, ancak tartışmalı bir figür olarak bilinen bir isimdir. Geçmişte çeşitli televizyon kanallarında programlara katılmış, köşe yazarlığı yapmış ve özellikle siyasi yorumlarıyla dikkat çekmiştir.
Ancak Kütahyalı, aynı zamanda Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ile ilişkili olduğu iddiaları, kumpas davalarına verdiği destek ve hükümet yanlısı tutumu nedeniyle eleştirilerin hedefi olmuştur. Bu nedenle, muhalif kimliğiyle bilinen Halk TV’nin Kütahyalı ile bir röportaj yapması, beklenmedik bir hamle olarak değerlendirildi.
Olay, 10 Mart 2025 tarihinde Halk TV’nin YouTube kanalında yayınlanan bir röportaj ile başladı. Röportajda Kütahyalı, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın “silah bırakma” çağrısı ve Türkiye’de yeniden gündeme gelen “çözüm süreci” hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Kanal, bu yayını “Gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı sürece ilişkin çok çarpıcı bilgileri Halk TV YouTube kanalına açıkladı!” ifadeleriyle duyurdu.
Ancak bu hamle, Halk TV’nin hem kendi çalışanları hem de izleyicileri tarafından sert bir şekilde eleştirildi.
Halk TV’de Patlak Veren Kriz: İlk Tepkiler
Rasim Ozan Kütahyalı’nın Halk TV’de programa katılması, kanalın muhalif duruşuna ters düştüğü gerekçesiyle büyük bir tartışma yarattı. İlk tepki, Halk TV bünyesindeki gazetecilerden geldi. Özellikle Barış Pehlivan, Timur Soykan, Murat Ağırel ve Şule Aydın gibi isimler, sosyal medya üzerinden röportaja karşı net bir tavır sergiledi.
Barış Pehlivan, X platformunda yaptığı paylaşımda, “Halk TV YouTube kanalının Rasim Ozan Kütahyalı ile söyleşisini izledim.
FETÖ’cülerin ve Saray rejiminin tetikçiliğini yapan bu şahsın, demokrasi mücadelesinin bedellerini ödemiş Halk TV logosunun altında görünmesi beni üzdü” ifadelerine yer verdi. Timur Soykan ise, “Kütahyalı’nın Halk TV’de yer almasını doğru bulmuyorum. Bu durum, kanalın ilkelerine ters” diyerek tepkisini dile getirdi. Murat Ağırel de benzer şekilde, Kütahyalı’nın geçmişteki FETÖ bağlantılarına ve kumpas davalarındaki rolüne dikkat çekerek, “Eğer o gazeteciyse, lütfen bana gazeteci demeyin” dedi.
Bu tepkiler, yalnızca bireysel eleştirilerle sınırlı kalmadı; kısa sürede Halk TV içinde bir isyan dalgasına dönüştü. İzleyiciler de sosyal medyada #HalkTVBoykot etiketiyle kampanya başlatarak kanalı protesto etmeye başladı. X platformunda bir kullanıcı, “Rasim Ozan Kütahyalı’nın ne yüzünü görmeye ne sesini duymaya tahammülümüz yok. Halk TV bu günden sonra bitti!” şeklinde bir paylaşım yaparak tepkisini ortaya koydu.
İstifalar Peş Peşe Geldi: Halk TV’de Deprem
Rasim Ozan Kütahyalı’nın röportajının yayınlanmasının ardından, Halk TV’de çalışan bazı önde gelen isimler kanalla yollarını ayırma kararı aldı. İlk istifa, Halk TV’nin web sitesinde köşe yazıları kaleme alan Serpil Yılmaz’dan geldi.
Yılmaz, X hesabından yaptığı açıklamada, “Halk TV bulunmak istediğim noktanın uzağına düştü: Rasim Ozan Kütahyalı’yla… Sevgili mesai arkadaşlarıma teşekkür ederim” diyerek istifasını duyurdu.
Ancak asıl deprem, Halk TV’nin sevilen programı “Kayda Geçsin” ekibinin toplu istifasıyla yaşandı. Şule Aydın, Murat Ağırel, Timur Soykan ve Barış Pehlivan’dan oluşan ekip, 11 Mart 2025 tarihinde ortak bir açıklama yaparak kanaldan ayrıldıklarını bildirdi. Şule Aydın, sosyal medyada şu ifadeleri kullandı:
“Kayda Geçsin ekibi olarak bugün itibarıyla Halk TV ile yollarımız ayrıldı. İktidar baskısıyla medyanın karartıldığı bir dönemde Halk TV’de özgürce yayınlar yaptık ve desteklendik. Ancak bu durum, bizim için kabul edilemez bir noktaya geldi.”
Aynı gün, gazeteci Barış Terkoğlu da Halk TV ile yollarını ayırdığını açıkladı. Terkoğlu, “Kolay zamanlarda ilkeli olmak kolaydır. Prensipler zorluklarla sınanır. Dünden bugüne yaşadığımız tartışma, birlikte çalışmayı olanaksız hale getirdi” diyerek ayrılık kararını gerekçelendirdi. Bu istifalar, Halk TV’nin iç dinamiklerini sarsarken, kamuoyunda da geniş yankı buldu.
Kanal Yönetiminden Açıklama: “Bir Yol Kazası”
Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu, yaşanan krize sessiz kalmadı ve olayla ilgili bir açıklama yaptı. Mahiroğlu, röportajın bir “yol kazası” olduğunu vurgulayarak, “Rasim Ozan Kütahyalı’nın ne benimle ne de kanalın yayın çizgisiyle uzaktan yakından ilişkisi yoktur ve olamaz.
YouTube platformumuz, televizyon ve internet sitesinden farklı bir yönetime sahip. Bu röportajdan haberim olsaydı, onay vermezdim” dedi.
Mahiroğlu, aynı zamanda gazetecilerin tepkilerine ve istifalarına da değindi. “Kanalda program yapan arkadaşlarımızın beni ve kanalı eleştirmesi, eleştirel gazetecilik kültürünü oturttuğumu gösteriyor.
Ancak söz hakkımın reddedilmesi beni hayal kırıklığına uğrattı” diyerek, “Kayda Geçsin” ekibinin kendisini programa konuk alma talebini geri çevirdiğini ifade etti. Mahiroğlu’nun bu açıklaması, krizi yatıştırmaktan çok, tartışmayı daha da alevlendirdi.
Röportajın Kaldırılması ve Kütahyalı’nın Tepkisi
Tepkilerin çığ gibi büyümesi üzerine Halk TV, 12 Mart 2025 tarihinde Rasim Ozan Kütahyalı ile yapılan röportajı YouTube kanalından kaldırdı. Videoyu izlemek isteyenler, “Video bulunamadı” uyarısıyla karşılaştı. Bu hamle, kanalın geri adım attığı şeklinde yorumlanırken, krizin boyutlarını küçültmeye yönelik bir çaba olarak görüldü.
Rasim Ozan Kütahyalı ise yaşananlara kayıtsız kalmadı.
Sosyal medyada yaptığı paylaşımda, “Halk TV’nin içi karışmış ama esas benim Halk TV’ye kızmam lazım 🙂 Öyle bir kamera açısıyla çekmişler ki, rahmetli Süleyman Demirel gibi oturup 150 kilo olarak çıkmışım!” diyerek esprili bir üslupla tepkilere yanıt verdi.
Ayrıca, röportajın 1.3 milyon kez görüntülendiğini vurgulayan bir paylaşım yaparak, “Söylenen gerçekler konuşulmuyor, neden ben hedef alınıyorum?” diye sordu.
Halk TV Krizi Ne Anlama Geliyor?
Rasim Ozan Kütahyalı’nın Halk TV’de programa katılması ve sonrasında yaşananlar, Türkiye’de medyanın kırılgan yapısını bir kez daha gözler önüne serdi. Bu olay, yalnızca bir röportajdan ibaret değil; gazetecilik etiği, kanal politikaları ve izleyici güveni gibi temel meseleleri sorgulatan bir dönüm noktası oldu. Halk TV’nin muhalif kimliğiyle bilinen bir platformda böyle bir figürü ağırlaması, izleyiciler ve çalışanlar nezdinde bir güven krizine yol açtı.
Halk TV’de yaşanan bu kriz, uzun süre konuşulmaya devam edecek gibi görünüyor. Peki, siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Yorumlarınızı bekliyoruz!
Tahmini okuma suresi: 5 dakika.