Travmanın Bedende Yarattığı İzler ve Yeniden Öğrenme Yolculuğu
Geçmişte yaşanan travmaların etkisi, tehdit algısının kaybolduğu durumlarda bile fizyolojik tepkilerin yeniden ortaya çıkmasına neden olabiliyor. Kalp atışının hızlanması, nefes darlığı ve avuç içlerinde terleme gibi belirtiler, bedende bir tehlike hâlâ mevcutmuş gibi hisler uyandırıyor. Şunu unutmamak gerekir ki bu durum, bir kişisel zayıflık değildir; otonom sinir sisteminin tehditleri düzgün kapatamama durumunun bir sonucudur.
Bedenimizin de Hafızası Var Beynin tehdit algılayıcı merkezi olan amigdala tetiklendiğinde, sempatik sinir sistemi devreye girer ve adrenalin ile kortizolün artışı, kaslarda gerginlik ve dolaşım hızında değişim gibi bedensel etkiler görülebilir. Bu bulgular, travmanın izlerinin sadece düşüncelerde olmadığını; sinir sistemi devrelerinde ve bedensel duyumlarda da saklandığını gösterir. Literatürde bu duruma somatik depolama veya bedensel hafıza denir.
Sakinleşmek ve Güvende Hissetmek Her Zaman Mümkün mü? Travma sonrası vagus sinirinin sakinleşme ve güvenlik durumunu sağlaması gereken rolünde aksama sık karşılaşılan bir durumdur; bu durumda vagal tonus düşer ve bedenin sakinleşme kapasitesi azalır. Böylece tetiklenme kolaylaşır, dinlenme hali sürdürülemez ve duygu düzenleme mekanizmaları zorlanır. Dolayısıyla iyileşme süreci yalnızca bilişsel bir süreç değildir; bedenin yeniden güvenli bir ritme dönmesini de kapsayan bütüncül bir yol gerektirir. Peki bu her zaman mümkün müdür? Travma sonrası terapilerle bedene yeni bir ritim kazandırmak, yeni bir hikaye yazmak mümkün mü?
Hem Zihnimiz Hem de Bedenimiz Yeniden Öğreniyor İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Uzm. Klini̇k Psikolog M. Yasin Çakıroğlu, travma sonrası terapinin önemine değinirken “Zihin unutsa da beden unutmaz. Ancak beden zamanla yeni, güvenli bir hikayeyi de öğrenebilir.” diyor. Böylece terapi sürecinde beden odaklı çalışmaların nörobiyolojik olarak olumlu etkileri görülebilir. Derin nefes egzersizleri, diyafram ile vagus sinirini uyarırken ritmik hareketler sinir sistemine düzen sinyalleri verir ve bedensel farkındalık tehdit algısını azaltır. Güvenli ilişki deneyimleri, beynin mantıksal karar verme merkezi olan Prefrontal Korteks ile tehdit algılamayı yöneten Amigdala arasındaki bağlantıyı güçlendirir. Bu şekilde anlamlı değişimler, bedenimizin alarm sistemini yeniden düzenlemeyi öğrenmesini sağlar. Elbette bu, travmanın etkilerinin tamamen yok olduğu anlamına gelmez; ancak beden artık tehdit yerine güveni referans almaya başlar.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı