Sonbaharda Varis Tedavisi: Daha Konforlu Bir Süreç İçin Pratik Öneriler
Sonbahar ve kış aylarının gelmesiyle, solunum yolu enfeksiyonlarının yanı sıra çeşitli hastalıklar için tedavi süreçleri de daha konforlu ilerleyebiliyor. Acıbadem Kadıköy (Dr. Şinasi Can) Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Dr. Ayça Özgen, bu dönemlerin varis tedavisi için ideal olduğunu ifade ediyor. Havanın ısısının düşmesiyle tedavi sürecinin hem hastalar için daha rahat hem de iyileşme hızının olumlu yönde gerçekleştiğini belirtiyor. Kadınlarda varis görülme sıklığının ülkemizde ve dünyada erkeklere göre daha yüksek olduğuna vurgu yapan Özgen, gerekli önlemler ve tedaviye dair önemli uyarıları paylaşıyor.
Varis, toplardamarlardaki kapakçıkların işlevini yitirmesiyle damar yapısının genişlemesi sonucu oluşur. Belirtileri arasında belirgin damarlar, ağrı, şişlik, yanma, kaşıntı ve gece krampları bulunur. Tedavisi geciktirildiğinde damar dokusu bozulabilir ve geri dönüşü olmayan ödem ile cilt renk değişiklikleri ve venöz ülserler gelişebilir. Bu nedenle erken teşhis ve tedavi büyük önem taşır.
Sonbahar-kış avantajları: Dr. Özgen, bu mevsimlerin varis tedavisi için son derece elverişli olduğunu söylüyor. Yaşam konforunu bozmayacak şekilde tedavilerin uygulanabildiğini ve tedaviden elde edilen sonuçların daha hızlı görülebileceğini ifade ediyor. Lazer, köpük (skleroterapi) ve radyofrekans gibi modern yöntemler sonrası hastaların belli bir süre varis çorabı kullanması gerekebiliyor. Ayrıca cilt yapısı iyileşme süresini etkileyebilir ve soğuk havalarda bu süreç daha konforlu ilerleyebilir. Güneş ışığının azalması ise ciltteki leke riskini azaltır.
Belirtiler gördüğünüzde ne yapmalı? KVC Uzmanı Dr. Ayça Özgen, bacaklarda görünen damarlar, dolgunluk hissi ya da ağrı gibi belirtilerle karşılaşan kişilerin vakit kaybetmeden bir kalp ve damar cerrahisi uzmanına başvurmalarını öneriyor. Varis sadece estetik bir sorun olarak görülmemeli; tedavi edilmediğinde ciltte renk değişiklikleri, yaralar ve pıhtı oluşumu gibi ciddi komplikasyonlar gelişebilir.
8 etkili önlem: Genetik yatkınlığın varisi tetikleyebildiğini belirten Özgen, günlük alışkanlıklarımızın bu durumu belirgin şekilde etkileyebildiğini ifade ediyor. Aşağıdaki adımlar, varis riskini azaltmaya yardımcı olabilir:
- Uzun süre ayakta kalmamaya özen gösterin— Ayakta uzun süre durmak bacak damarlarını baskı altında tutar. Mümkün olduğunca ara verin ve dinlenmek için bacaklarınızı kalp seviyesinin üstüne kaldırın.
- Hareketsizlikten kaçının— Masa başında uzun süre hareketsiz kalmak kan dolaşımını yavaşlatır. Ara verip kısa yürüyüşler yapın; günlük rutininize düzenli yürüyüşü mutlaka ekleyin.
- Bir bacak diğerinin üzerine atmamaya özen gösterin— Bu duruş damarları sıkıştırır ve akımı zorlaştırır; uzun oturuşlarda bu alışkanlıktan kaçının.
- İdeal kilonuzu koruyun— Fazla kilo bacak damarlarına ek yük getirir. Dengeli bir diyet ve düzenli egzersizle hedef kiloya ulaşmak önemli.
- Yeterli su için— Günlük 1,5-2 litre su, damar sağlığını destekler ve varis gelişimini sınırlandırabilir.
- Sık yüksek topuklu ayakkabı giymemeye çalışın— Bu durum baldır kaslarının pompalama etkisini azaltır ve kanın bacaklarda birikmesini kolaylaştırır.
- Sıcak ortamlar ve saunadan uzak durun— Aşırı sıcak damarları genişletir ve varisleşmeyi belirginleştirebilir.
- Sigaradan kaçının— Sigara damar duvarlarını zayıflatarak dolaşımı olumsuz etkiler ve varis riskini artırır.
Kaynak: Beyaz Haber Ajansı (BYZHA)